murat hamzaoğlu köşe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
murat hamzaoğlu köşe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adamın Web Sayfası Bile Yok...! Murat HAMZAOĞLU Emlak Haber

Adamın Web Sayfası Bile Yok...! Murat HAMZAOĞLU Emlak Haber

ADAMIN WEB SAYFASI BİLE YOK…!

İnternetin günümüzde girmediği yer kalmadı. Neredeyse onla yaşıyoruz. Olmadığı durumlarda kriz geçirenler bile var. Bu kadar yoğun kullanmamıza rağmen, hala bilmeyenlerin olduğunu görmek beni şaşırtıyor.
Emlak sektöründe oldukça da yoğun kullanılıyor. Özellikle inşaat firmaları, neredeyse tanıtımının tamamını interneti kullanarak yapıyorlar.
İlimizde de birçok inşaat firması, interneti kullanarak kendini tanıtıyorlar. İlimizde bir kesim inşaat firmasının hala bir web sayfası bile olmadığını biliyor musunuz?
Adam inşaatından 300 bin TL’ye daire satmaya çalışıyor, dur bir bakayım web sayfasına diyorum ama bir bakıyorum, inşaat firmasının web sayfasına ulaşamıyorum çünkü yok!
Bu nasıl bir inşaat firması anlamış değilim. Kendini neden saklama ihtiyacı duyar?
Bu konuyu nereden yazıyorum?
Geçenlerde Kartepe’de kent meydanı civarında bir inşaat firmasının yerini gördüm. Tabelasını asmış, merak ettim internete girdim ve araştırmaya başladım.
Bu firmanın en ufak bir bilgisine bile ulaşamadım. Adam belki bölgede yüzlerce daire yapmış, satmış ama kendini tanıtacak bir web sayfası bile yok.
Parası mı yok? Kendini gizlemek mi istiyor? Giz gizli inşaat mı yapıyor?
Bunların hiç biri değil ama yok…!
Tabi, kimseye zorla kendini tanıt diyeceğimiz yok ama benim gibi birçok kişi bu ve buna benzer konut projelerini merak ediyor ve en kolay bilgi alma yeri olan internette girip araştırıyor. Bilgi bulamayınca da endişe duyuyor projeyle ilgili…!
Bu hiç olmayanlar için, birde olup da bilgi olmayanlar var. Adamın web sayfası bir yıldır yapım aşamasında olur mu?
Adam bu süreçte yüzlerce daire yapıyor ama bir web sayfasını bir yıldır yapamıyor!
Çok komik değil mi?
İnşaat firmaları bu konuya büyük hassasiyet vermeli. İnanıyorum, paralarının olmadığından değil ama işi bilmemezlikten…
Bu konuyu da bilmek zorunda da değiller ama ilimizde bu konuda çok profesyonel medya, internet danışmanları olduğunu biliyorum. Onlardan destek alabilirler.
Sizin için önemli olmayan şeyler, müşterileriniz tarafından önemli olabilir. Bu nedenledir ki, mutlaka ama mutlaka profesyonel bir web sayfanız olmalı. O sizin aynanız olmalı…
KENT KONUT CAN ÇEKİŞİYOR…!

KENT KONUT CAN ÇEKİŞİYOR…!

KENT KONUT CAN ÇEKİŞİYOR…!

Severseniz, sevmezsiniz ama bu kentte çok ciddi konut projelerine imza atana bir kuruluştur Kenet Konut A.Ş.
Dar gelirli birçok kişiyi ev sahibi yapmış, Kentin yapılaşması anlamında da çalışmalar yapmış ve uygulamıştır.
Peki, şimdi nerede bu Kent Konut A.Ş.?
Sürünüyor, daha doğrusu can çekişiyor. Konut sektörünün taşeronu olmuş. Kendi adını kullanarak, başkalarına iş yaptırıyor. Son yıllarda hiçbir proje üretemiyor. Ellerindeki işleri bitirmeye çalışıyorlar, onu bile beceremiyorlar.
Ellerinde o kadar güçlü silahlar olmasına rağmen, iş bitiremeyen kurum oldu çıktı.
Bunun sorumlusu kimdir bilemem ama şunu çok iyi biliyorum ki, bundan sonra Kent Konut’tan iş beklemeyin.
Ama Kent Konut’tan proje bekleyen birçok dar gelirli aileler var. Onlar ne yapıyor? Kocaman bir hiç…!
Kent Konut Müdürü Yalçın Özön’ü çok yakından tanırım.
Bu kurumun başına geçeli yaklaşık olarak iki yıl olmuştur ama en ufak bir hareket yapamadı.
O da oranın büyüsüne kapılıp, yaşamına devam ediyor her halde…!
Müdür Yalçın Özön’de Kent Konut’un kan kaybına engele olamadı. İki yıldır bir arpa boy yol kat edemedi.
Sanki bu Kent Konut’un birileri ipini çekmiş gibi…!
Üzülüyorum, her gün birçok kişiyle sosyal konut hakkında görüşüyorum.
Onların hep bir beklentisi var. Kent Konut proje üretecek diye ama tık yok…
Kent Konut’u yönetenler pek de bu insanlarla muhatap olmuyorlar galiba.
Aslında neren olacaklar ki, ellerinde lüks konutlar varken bu insanları görebilirler mi?
Kocaeli’ni tanımayanlar tarafından yönetiliyorsak ve buna kimse dur demiyorsa, gelin siz düşünün.
Yazacak o kadar çok şey var ki ama zaten çan çekişen bir kuruma daha ne yazılır ki!
Yapmanız gereken tek şey var, Kent Konut’u kapatmak.
Aslında buna da cesaretiniz yok, Kent Konut’un pisliklerini temizlemeden de kapatamazsınız diye değil mi?
KATALOGLARI VERMESEYDİNİZ DAHA İYİYDİ ! Köşe Yazısı

KATALOGLARI VERMESEYDİNİZ DAHA İYİYDİ ! Köşe Yazısı

KATALOGLARI VERMESEYDİNİZ DAHA İYİYDİ…!

Konut işine giriyorsun, milyon TL yatırıyorsun, tanıtım için ciddi paralar harcıyorsun ama konut projelerinin en büyük tanıtım şekli olan katalog yaptırıyor ve dağıtıyorsun ama bazıları rezil!
KOTO tarafından bu yıl 2.'si düzenlenen İdeal Ev, Evlilik ve Konut Fuarı’nı büyük bir heyecanla gittim. Geçtiğimiz yıla göre daha iyi ama yeterli mi? Değil…!
Neyse bu konu ayrıca değerlendirilecek…!
Benim derdim, bu fuara katılan inşaat firmalarının yaptırmış olduğu kataloglar. İçlerinde birçok iddialı konut projeleri ve inşaat firmaları vardı. Her birinden, bizzat ziyaret ettim ve hepsinden, daha sonra incelemek adına kataloglarını aldım.
Daha sonra sakin kafayla, iş yerimdeki odamda hepsini tek tek ortaya serdim ve incelemeye başladım.
Fuara gittiyseniz ve proje kataloglarını aldıysanız beni çok daha iyi anlayacaksınız…!
Farkındaysanız, inşaat firma ismi ve konut proje ismi vermeden eleştirmeye çalışıyorum. Onlarda kendilerini çok iyi biliyorlar. Bu fuara çok daha profesyonel hazırlanmaları gerekiyorlardı.
Belki de onlar bunun farkında değillerdir ama benim gibi katalogları ortaya koyup değerlendirme yaptıklarında ne olduğunu çok iyi anlamış olacaklardır.
Hiç bizlere bu katalogları vermeseydiniz daha iyiydi.
Kataloglar demişken, bir de bu inşaat firmalarının web sayfalarını değerlendireyim. Gerçi bu konuda da sınıfta kaldılar.
Bu kadar mı olur. Günümüzde internetin her geçen gün hızla ilerlediği bir ortamda, iki-üç resimle milyonluk konut sitelerini mi tanıtacağınızı zannediyorsunuz.
Şaşalı konut site isimlerinin yanında, tanıtım fakiri olan bu inşaat firmaların, bu konutları satın almak isteyenlerle dalga geçtiklerini bile düşünüyorum.
Keşke sizlere bunları somut olarak anlatabilseydim.
Konut isimlerini yazsam, hemen ararlar ve birçok bahane üretirler.
Yok; “Geç kaldık”
Yok; “Reklamcımız gecikti”
Yok;”Bizi zaten satıyoruz”
Bahaneler hazır.
Hiç kendinizi kandırmayın. Bu konuda bazı güçlü büyük firmalar sınıfta kaldı.
Bu arada fuarda görmek istediğim birkaç büyük inşaat firmasının katılmadığını görünce de şaşırdım.
Neden böyle bir organizasyona katılmazlar ki? Ya onlar bu fuarı küçük görüyorlar veya bu fuarı düzenleyenlerin görmediği başka bir şeyler var…!
Bir dostum, bu fuarı bir tek cümleyle özetledi de “Panayır havasında” Belki haklıydı ama hepimiz bu konut sektörünün içindeyiz. Evet, eleştireceğiz ama aynı zamanda da katkı vereceğiz, düzeltmeye çalışacağız. 

OTURACAKSAN, BAŞİSKELE’DE OTURACAKSIN…!

OTURACAKSAN, BAŞİSKELE’DE OTURACAKSIN…!

OTURACAKSAN, BAŞİSKELE’DE OTURACAKSIN…

Yaklaşık dört yıldır Kartepe’de oturuyorum. Bölgeye Yahya Kaptan’dan taşındım. Şimdi bana soruyorsunuz; “Madem Kartepe’de oturuyorsun, neden oturacaksan Başiskele’de oturacaksın” diyorsun?
Çok kısa ve net cevap vereyim “Kartepe iyi yönetilmiyor ve proje yok”
Yıllardır bu bölgede oturuyorum doğru dürüst hiçbir hizmet alamıyorum. Yollarından tutun, karanlık sokaklarına kadar hiçbir artısı olmayan bir bölge.
Ben ki on beş yıldır emlakçılık yapıyorum ve oturduğum bölgeyi eleştiriyorum. İnanın fırsatım olsa bir an önce taşınırım bu Kartepe’den.
Aslında az da olsa konut projeleri olan inşat firmalarına haksızlık yapıyorum ama birilerinin çıkıp bunu söylemesi gerekiyor.
İyi yönetilmiyoruz. Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez’i Kocaelispor’da yöneticilik yaptığı dönemlerden tanıyorum. Çok iyi bir yöneticiydi ama futbolu bildiği kadar, belediyeciliği hiç bilmiyor.
Kusura bakmasın ama Kartepe’yi yaşanmayacak hale getirdi.
Zaten sanayi ve yaşam alanlarının iç içe olduğu başka bir bölge var mı bilemiyorum.
Bir de kötü yönetimden kaynaklanan inşaat firmalarının bölgeden kaçması ayrıca bir problem.
İnşaat firma sahipleri bu durumdan dolayı da Başiskele’ye yatırım yapıyor. Kartepe’de lüks konutu 200.000 TL’yesatamazken, aynı özellikle daire 300.000 TL’ye Başiskele’de alıcı buluyor.Şimdi bana Kartepe’de satılık evleri olan kızacak ama onlara da baktığınızda çoğu bu evleri satıp, Başiskele’den ev aldıklarını da biliyoruz. Önce onlar terk ediyor Kartepe’yi…!
Ha Başiskele iyi mi yönetiliyor da Başiskele tercih ediliyor.
Eh işte diyebilirim. Ama Başiskele’nin en büyük avantajlarından bir eşsiz doğa ve deniz manzarası. Bunların hiç biri Kartepe’de yok…
Bir başka tercih de mükemmel yeni konut projelerin nerdeyse tamamı Başiskele’de yapılıyor olması. Kartepe’de bir iki yeni lüks konut projesi varken, Başiskele’de onlarca yeni konut ve villa projeleri var.
Kartepe’ye oranla, Başiskele çok daha değerli. Bunu bilenlerde tercihini Başiskele’ye yapıyor. Her geçen gün Başiskele yıldızı parlıyor. Bence İzmit’in en popüler bölgelerini bile yavaş yavaş arkada bırakmaya başladı.
Sektörün içinde olduğum için bu sorularla hep karşılaşıyor. Nerede oturabilirim diye. Artık bu konuda çok özel bir durum olmazsa, cevabım hep “Başiskele” olduğunu açık ve net söyleyebilirim, en azından şu anda durum bu…
Son olarak ta bir önerim var. Kartepe Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Üzülmez Başiskele konut projeleriyle, kendi bölgesindeki konut projelerini karşılaştırsın.
Hatta bu konuda kendisine ücretsiz danışmanlıkta yapabilirim ama önce önerim bir Başiskele konut projelerini dolaşsın…!
Bu arada Sayın Üzülmez nerede oturuyor bilemiyorum ama Başiskele’de oturuyorsa…!
Komik olur değil mi?
Kartepe'den Ev Alınır mı?

Kartepe'den Ev Alınır mı?

KARTEPE’DEN EV ALINIR MI?

Aslına bakacak olursak, bende Kartepe’de oturuyorum, yani Kartepeli diyebiliriz. Yaklaşık olarak beş yıldır bu bölgede yaşıyorum. Bu kısa bir açıklamadan sonra yazımın başlığı sorunun cevabını vereyim; HAYIR…!
Kartepe’de çok değerli konut projeleri yapıldı ve hala da yapılmaya çalışılıyor. O kadar güzel konut grupları ki, albenisi olan bir çok konut projesi var ama sadece lokalde konut projeleri. Dışına çıktığınız da Kartepe’nin gerçekleriyle karşı karşıya kalıyorsunuz.
Alın size küçük bir örnek.
Gecenler ilk kez evime akşam oturmasına gelen misafirim bana söylediği ilk şey
“Bu ne karanlık, korktuk…” oldu.
Yollar o kadar karanlık ve ürkütücü ki…!
Bahsettiği yer Türkiye’de sayılı hipodromlardan biri olan, yapımı için büyük uğraşlar verilen ve her hafta yapılan yarışları izlemeye gelinen bir yer. “Koktuk” diyor…
Ayrıca bahsettiğimiz yer yıllarca adı olan ama kendisi bir türlü olmayan “Kartepe Kent Merkezi”
Tamam, oturduğum site ve çevre siteler içleri ve konumları çok güzel ama ya çevresi…”0”
İzmit merkeze yaklaşık 10 km mesafede olan bu yere neden bir çivi bile çakılmıyor. Hastanesi olmayan koskocaman ilçeden bahsediyoruz. Ne Kartepe ne de Kocaeli Büyükşehir belediyelerinde hizmetin “H” si yok, terk edilmiş yaşıyoruz dersek yalan olmaz.
Bölgeye konut yapan birçok inşaat firmasıyla görüşme fırsatım oluyor. Hepsine de şunu söylüyorum “Bölgeye konut yapmak mı? İyi cesaret”
Adam lüks konut yapıyor, bırakın desteği köstek olunuyor. Belediye inşaat firmalarını yolunacak kaz olarak görüyorlar. İsim vermiyorum ama adam öyle bir site yaptı ki, süper ama yolu çamur, karanlık sanki dağ başında aslında bin metre ilerisi Kartepe Belediyesi…!
“Cazibe merkezi olacak” Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez bu sözleri sarf ediyor.
Vazgeçtim cazibe merkezi olmayalım, evlerimize gelen misafirleri ürkütmeyelim, korkutmayalım yeter.
Oturduğum bölgeyi çok seviyorum, herkese de zamanında tavsiye ettim ama son günlerde ben ve benim gibi bölgede yaşayanların ciddi rahatsızları var.
Ben anlamıyorum ne yapılmak isteniyor? Kartepe, konut sektörü adına kan kaybediyor. Bakın Başiskele’ye ne kadar fark attı Kartepe’ye ve böyle devam ederse her geçen gün de fark daha da açılacak.
Kısaca Kartepe’de oturmak ayrıcalık değil, artık külfet olmaya başladı dersek abartmamış olmayız.
"3 Bin Hasarlı Bina Bulunuyor" Eeee...!

"3 Bin Hasarlı Bina Bulunuyor" Eeee...!

“3 BİN 760 HASARLI BİNA BULUNUYOR” EEEE…!

Son günlerde o kadar çok duymaya başladık ki, “3 bin 760 hasarlı bina bulunuyor.”
Bu ilimizde hasarlı bina sayısı. Sanki 1999 depreminde o kadar arkadaşımız, komşumuz, akrabamız ölmedi de…!
Üzerinden tam tamına 17 yıl geçmiş ama herkesin konuştuğu bildiği bu hasarlı binalara bir türlü müdahale edilmiyor. Şehrin uluorta yerlerinde tehlike saçmaya devam ediyor.
Çok iddialı değilim ama emin olunki bir çalışma yapsak, bu evlerde oturanların % 99 kiracı çıkacaktır. Hatta daha ilersi, ilimize farklı yerlerden gelen üniversite öğrencileri ağırlıklı çıkacaktır.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve tüm ilçe belediye başkanları, mimarlar, mühendisler, inşaatçılar ve bu tür sivil toplum örgütleri herkes “3 bin 760 hasarlı bina bulunuyor” derken neden hala hiçbir şey yapılamıyor.
Çözümü çok basit olmasına karşın, bir türlü bu 3 bin 760 hasarlı binadan kurtulamıyoruz.
Bu konuyla ilgili sizle bir şey paylaşmak istiyorum;
Kocaeli Büyükşehir Başkan Vekili Zekeriya Özak ve imar ekibinin 3 yıl süren planlama çalışması yaptılar ve geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaştı.
Bakın tam üç yıl…! Bir bakın sonuca
“Kentimizdeki 3 bin 760 hasarlı bina da bu imar desteğinden yararlanacak. Daha önce ağır hasarlı binaların birçok yerde 3 kat olan imar uygulaması bu teşvikten sonra arttırılarak sahipleri tarafından yıkılıp yeniden güvenli yapılara dönüştürülmesi kolaylaşacak. Uygulamanın detayları meclisten onaylandıktan sonra belli olacak”
Başkan Vekili Zekeriya Özak’ın ve ekibinin çıkardığı bu ulaşılmaz sonuç için tebrik ediyorum!
Bu sonucu elde etmek için bu kadar çalışma yapmaya gerek var mıydı?
Siz hala büyükşehir olarak yıllarca, TOKİ ve batmakta olan yan kuruluşunuz Kent Konut’a 10 kat imar verir, İzmit’in göbeğinde hasarlı, yıkılmayı bekleyen bina için üç kat verirsen ve bunun yanlış olduğunu Başkan Vekili Zekeriya Özak ve imar ekibinin 3 yıl süren planlama çalışması sonucu ortaya çıkarırsa…!
Hiçbir şey demiyorum, yorumları artık sizler yapın. Ama şunu unutmayın ki, binlerce insan bu hasarlı binalarda oturuyorlar. Olası bir depremde, göz göre ölüme atılıyorlar ve bunun için kimsenin kılı kıpırdamıyor.
Ben artık “3 bin 760 hasarlı bina bulunuyor” cümlesini duymak istemiyorum. Herkes konuşuyor ama çözüme geldiğinde çıkar ilişkileri nedeniyle başta bizi yönetenler ve sivil toplum örgütlerinin sesleri solukları çıkmıyor.
O zaman o koltukları neden işgal ediyorsun?
“ALPAYCILAR-AHMETÇİLER” EMLAKÇILAR ŞAŞKIN…!

“ALPAYCILAR-AHMETÇİLER” EMLAKÇILAR ŞAŞKIN…!

“ALPAYCILAR-AHMETÇİLER” EMLAKÇILAR ŞAŞKIN…!


Kocaelili emlakçılar son günlerde oldukça şaşkın. Bunun sebebi yıllardır hayalini kurduğumuz “ODA” hayaline sona gelindi ama ortada bir karmaşa var. Ortada hem de ne karmaşa…!
Kocaeli emlakçılar işi gücü bıraktı bu işi konuşuyor. Herkes birbirine bunu soruyor ve cevap arıyor ve gelin son nokta da…
Kocaeli Emlakçılar Derneği (KEMDER)’nin Başkanı Alpay Hacıoğlu ve oda kurma yetkisi alan Ahmet Pekin.
Ve sonuç; “Alpaycılar” ve “Ahmetçiler” diye ikiye ayrılmış durumdayız.
Sanki yıllardır Kocaeli Emlakçılar Derneği çatısı altında olan bizler, bir anda Emlakçılar Odası kuruldu ve dernek kapatıldı izlenimi hakim oldu…
Arkadaşlar ortada oda moda yok, sadece bir gurup oda kurma yetkisi aldı. Meslektaşlarımız da çalışmaya başladılar. Hatta bu gurup, beni de ziyaret ederek durumu anlatmaya çalıştılar. Herkes çok iyi niyetli. Oda olma olmak için herkes seferber olmuş görünüyor!
Peki niye hala ortada “Alpaycılar” ve “Ahmetçiler” var…!
Benim görüşüm ortada gizliden gizliye çok ciddi sıkıntı var. Bu mevcut şartlar böyle devam ederse “oda moda” olamayız biz!
Bizim bir an önce birlik olmalıyız. Tüm kişisel çıkarları, siyasi görüşleri ve beklentileri bir kenara bırakarak “ODA” yolunda hedefe ulaşmak gerekiyor.
Oda kurma yetkisini “Ahmetçiler”e verirken basının karşısına Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Kemal Kaya, Başkan Vekili Kadir Durmuş’da vardı. Zannediyorum onlarda bir hata yaptıklarını şimdi daha iyi anlıyorlar! Emlakçıların oda olma yolunda “Alpaycılar” ve “Ahmetçiler” diye ikiye ayrılma nedenlerini onlarda şaşkınlıkla izliyorlardır.
Benim de üyesi olduğum, benimde başkanım olan Kemal Kaya bu işi nasıl çözecek merak ediyorum.
Kemal Kaya bu işin duayenlerinden ve yıllardır bu işlerin içinde. Bu durumu görmemezlikten gelemez veya gelmemeli. Ben bu işlerden çok fazla anlamam, anlayanları da o zaman göreve davet ediyorum.
Mesela, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Kemal Kaya, Başkan Vekili Kadir Durmuş mevcut ve yüzlerce üyesi olan KEMDER’in Başkanı Alpay Hacıoğlu ve oda kurma yetkisi verdikleri Ahmet Pekin ile birlikte bir görüşme yapabilir ve neden bu duruma gelindi? Sorusunu sorabilirler…!
Sayın Kemal Kaya “Alpaycılar” ve “Ahmetçiler” den oluşan meslektaşlarımın başkanı değil mi?
Veya başka bir çözüm ama ne olursa olsun acil bir çözüm bekleyen biz emlakçılar şaşkınız…!
Müteahhitler Bu Sorunu Çözemezler!

Müteahhitler Bu Sorunu Çözemezler!

MÜTEAHHİTLER BU SORUNLARI ÇÖZEMEZLER!

Konut sektörü ilimizde her zaman tartışılıyor. Birçok güçlü inşaat firması bu zor şartlar altında konut projeleri üretmeye çalışıyorlar. Zor şartlar diyorum zira Kent Konut gibi, TOKİ gibi devleti arkasına almış kuruluşlarla rekabet etmeye çalışıyorlar.
Bu sorunlar nedeniyle bir iki yıl önce güç birliği ve sorunları çözebilmek için bir dermek kurma ihtiyacı duyuldu ve kuruldu. Adına da Kocaeli Yapı Müteahhitleri Derneği dendi. İlk bakıldığında gayet mantıklı ve olması gereken bir durumdu ama bir türlü istenilen seviyede olamadı.
Burada kişileri ve kurumları tek tek, isim isim değil, bekleneni veremediklerini düşünüyorum. Sanki kurulması gerekiyordu, kuruldu ve “tamam” dendi gibi oldu…
Tabi, beklenti bu değildi. İnşaat sektörünün birçok sorunu vardı. Bunlardan aklıma gelen bir kaçıysa, imarda verilen kat sorunu, belediyelerin sektöre çıkardığı sorunlar, yine Büyükşehir’in plansız konutlaşmaya yönelik acizliği olarak belirtebilirim.
Bu sorunlar çerçevesindeyse, elleri kolları bağlı inşaat firmaları vardı. Şimdi bir birlik oluştu ve geçtiğimiz günlerde Kocaeli Yapı Müteahhitleri Derneği başkanını değiştirdi. İnşaat sektöründe duayen olan ve kurucu başkan olan Metin Alan’ın yerine Zekai İren seçildi ve göreve başladı.
Bu sorunlar aslında sadece müteahhitlerin sorunu da değil. İnşaat sektörünün içinde olan herkesin sorunu. Bizler bile emlakçı olarak etkilendiğimizi söyleyebiliriz. Bu nedenlerden dolayı sektörün içinde biri olarak Kocaeli Yapı Müteahhitleri Derneği’ni önemsiyor ve yakından takip ediyoruz.
Ancak, görünen o ki hiç de kolay olmayacak. Yönetimdeki herkes belediyelerle, devletle iş yapıyor ve sesleri fazla çıktığında işleriyle ilgili sıkıntılar yaşayacaklarını biliyorlar.
Örneğin, yönetim kurulu üyesi herhangi bir müteahhit belediyelerin karşısına çıkıp;
  “Siz nasıl Kent Konut’a 14 kat imar verirken, bize 3 kat imar veriyorsun?” deyip hakkını arayabilir ki? Bunun gibi birçok örnek verebilirim. Bu insanlar mutlaka belediyelerle iş yapıyorlar. Konut projelerin onaylanmasından, iskan almalarına kadar isteseler belediyeler olmadık zorluklar çıkaracağını bile bile nasıl kendi ve diğer sektör meslektaşlarının haklarını arayacaklar.
Bu durumda kaşımıza şöyle bir durum çıkıyor. Yıllardır kalıplaşmış sorunları bu tarz bir durumla sorunları çözme durumu yok…
Açıkça ve net görüşümü belirtiyorum, bakalım bana hak verecek misiniz?
Kocaeli Yapı Müteahhitleri Derneği Başkanı veya yönetim kurulu üyeleri yerel yönetimlerin karşısına çıkıp;
“Biz de 14 kat imar istiyoruz veya Kent Konut’a da 3 kat verin” diyebilecek mi?
Bekleyelim, izleyelim, görelim…
Umarım ben yanılır, onlar haklı olurlar.
Konut Fuarı'nı Dört Gözle Bekliyorum...

Konut Fuarı'nı Dört Gözle Bekliyorum...

KONUT FUARI’NI DÖRT GÖZLE BEKLİYORUM

Geçtiğimiz sene ilki düzenlenmişti, bu sene ikincisini hazırlamak için kolları sıvadılar. Neden bahsediyorum? ‘Doğu Marmara İdeal Ev, Evlilik ve Konut Fuarı’ndan.
Kocaeli Ticaret Odası bu fuarı düzenliyor.
Geçen sene de bu konuyla ilgili yazı yazmıştım, çok cılız bir tanıtım organize etmişlerdi ve eleştirmiştim.
Bu sene ikincisi düzenlenecek olan fuar için tanıtımın çok daha farklı olmasını bekliyorum.
Aslında bu fuarın beni ilgilendiren tarafı konut…
Kimse kusura bakmasın, geçen sene hiç de verimli değildi. Konut sektöründe birçok katılımcı olmasına karşın, bana göre cılız bir fuardı.
Tanıtımdan mı, katılımcılardan mı, ziyaretçilerden mi, bilemiyorum?
Ama yeterli değildi.
Şimdi çok daha geniş, kapsamlı bir fuar organize edilecek. Gerek ilimizin seçkin inşaat firmaları, gerekse, ilimizin dışında olan firmaları mutlaka katılımcı olarak görmek istiyorum.
Yapılan iş, ilimiz için çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Aslında bir şeklide de İzmit’te de olmasından dolayı gurur duyuyorum. Böyle önemli organizasyonları desteklemek gerekiyor.
Bir emlakçı olarak veya emlakçı gurubu olarak bu fuara da destek vermeliyiz. Bilemiyorum bu konuyla ilgili Kocaeli Emlakçılar Derneği ile bir görüşme yapıldı mı? Ama inanıyorum görüşme yapıldıysa kesinlikle faydalı olunmuştur, yapılmadıysa da bu fuarın daha verimli olması için mutlaka katkı verileceğini inanıyorum. Hatta Kocaeli Emlakçılar Derneği KEMDER bile tanıtımı için stant açabilir.
Sonuçta konut sektörü, birbirine bağlı birçok sektörün lokomotifi, hal böyle olunca da ilimizde ikincisi düzenlenecek olan konut fuarı da büyük önem taşıyor.
Sadece geçen sene yapılan noksanları bu sene yapılmayacağını umuyorum. Bir de unutmayalım ki, ismi Doğu Marmara olsa da İzmit’te yapılıyor.
Doğu Marmara İdeal Ev, Evlilik ve Konut Fuarı 3-6 Mart 2016 tarihleri aralığında ziyaretçilerinin karşısına çıkacak.
Fuarın tanıtımı için oldukça unuz bir süre var. Gördüğüm kadarıyla da bu sefer Kocaeli Ticaret Odası işi sıkı tutuyor.
Bu fuarı bu süre zarfında gündemde tutulması gerekiyor. Dediğim gibi kimler bu fuara katkı verecekse, şimdiden çalışmalara başlanması gerekiyor. Bu fuar bu sene çok daha verimli olmalı ki, katılımcıları ve ziyaretçileri etkilemek gerekiyor.
Her yıl bu fuar üzerine bir şey katarak devam etmeli. Bizlere ne düşüyorsa da yapmaya hazırız.
Şimdi Odayı Kim Kuracak? Murat Hamzaoğlu Köşe Yazısı

Şimdi Odayı Kim Kuracak? Murat Hamzaoğlu Köşe Yazısı

ŞİMDİ ODAYI KİM KURACAK?

Yıllardır emlakçıların birlik olup oda olma hayalini kurdum. Oda olduğumuzda çok daha aktif bir sivil toplum örgütü olacağımızı düşünmüştüm. Bir dönem de KEMDER Kocaeli Emlakçılar Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği de yaptım. O zaman da çok uğraşmıştık ama olmadı, beceremedik. Şimdi bir ivme yakalandı ve sona gelindi.
Ama ortada bir karışıklık var!
Geçtiğimiz hafta KEMDER’in kongresi vardı. Burada oda için yeterli sayıya ulaşıldığı ve başvuru yapıldığı söylendi. Çok ama çok mutlu oldum. Hem kendi adıma, hem de mesleğim adına. Alpay Hacıoğlu ve yönetimi bir dönem bizim yapamadığımızı yapmayı başardılar diyordum ki…!
Birkaç gün sonra emlakçıların, brokerların da olduğu bir gruba Kocaeli Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Kemal Kaya, Kocaeli Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkan Vekili Kadir Durmuş’un da olduğu bir basın toplantısında oda yetkisinin verildiği açıklaması geldi.
Açıklamada mevcut Kocaeli Emlakçılar Derneği başkan ve yöneticilerden hiç kimse yoktu. Başta KEMDER’in Başkanı Alpay Hacıoğlu…
O zaman anladım ki, bu işin arkasında çok daha farklı şeyler var. Kocaeli Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Kemal Kaya’nın KEMDER’in hiç bir organizasyonuna katılmaz ve duyarsız kaldığı bir dönemde birden bire “Yetkiyi verdik” açıklaması bana çok da şaşırtıcı geldi!
Tabi önemli olan bizim oda olmamız ama böyle mi olmalı onu bilemiyorum. KEMDER Başkanı Alpay Hacıoğlu “Üç ay içinde oda olacağız” sözünü vermişti. Üç ay içinde meslek odası olmazsak, bu işi bırakacağını söylemedi mi?
Bu ne sabırsızlık? Anlamış değilim, aslında anlıyorum da…!
Bu iş oda olmak için verilen mücadeleden çıktı sanki başka bir yöne kaymaya başladı gibi duruyor. Anladığım kadarıyla da siyaset bile alet edildi…
Ben de on beş yıldır bu işi yapıyorum. İster dernek, ister oda olalım bir oyum var kullanır çıkarım.
Ama bir de bu işle uğraşan insanlara da saygı duymak zorundayız, zorundayım.
Şimdiye kadar ben bu olayı çok ciddiye almamıştım. Oda olalım da yeter diye düşünmüştüm. Ama gördüm ki, böyle değilmiş. Baksanıza birçok hesaplar yapılıyormuş! Oda birlik başkanları bile bu fotoğrafın içine girmeyi başardıysa! Gerisini siz düşünün.
Bu hesaplara beni dahil etmeyin de!
Benim kararım net ve kesin. Üç ay daha KEMDER Başkanı Alpay Hacıoğlu’nun yanındayım. Ayrıca bu olayı da bu saatten sonra çok daha yakın takibe alacağım, bilmenizi isterim…
BERBERLER KURUMSAL MI? Murat Hamzaoğlu Köşe Yazısı

BERBERLER KURUMSAL MI? Murat Hamzaoğlu Köşe Yazısı

BERBERLER KURUMSAL MI?

                Emlakçılık zor iştir diyorum ama kimse bana inanmıyor. Herkes emlakçı olmuş farkında değiliz. On beş yıldır bu işi yapıyorum ama son günlerde bu “Kurumsal firmalara kiralık” ifadesini bir türlü anlamış değilim.
Bazen ben bile kaptırıyorum, elimdeki kiralık bir işyeri için “Kurumsal firmalara kiralıktır” diyorum. Bana da bir kalksa kurumsal firma kimdir dese cevap vermede zorlanırım.
Size bir yaşadığım bir durumu anlatmaya çalışayım. İzmit merkezde, güzel bir caddede bir işyeri kiralık afişi gözüme çarptı. Yaklaşık 20-25 metrekare bir alana sahip olan işyerinin üzerinde kiralık afiş asılmış. Afişin üzerinde “Sahibinden Kurumsal Firmalara Kiralık” Merak ettim aradım, telefona mülkü sahibi bir beyefendi çıktı ve işyerinin kirasının 2.000 TL olduğunu ama sadece kurumsal firmalara vereceğini söyledi. Teşekkür ettim ve kapattım telefonu.
Bir iki hafta sonra bu iş yeri kiraya verilmiş, bir berbere. Başka birine de verebilirdi. Mesela emlakçıya, çorapçıya, kuruyemişçiye…
Sizle şunu paylaşmak istiyorum, berber, emlakçı, çorapçı, kuruyemişçi sizce de kurumsal bir firma mı? Bana biri anlatsın bu kurumsal firmalar kim?
Veya böyle bir caddede, bu metrekare de bir işyerini “Sahibinden Kurumsal Firmalara Kiralık” ilanı asan sahibinden vatandaşım İş Bankası, Akbank, Halkbank’a mı kiraya verebileceğini düşünüyor…
Gerçi diyorum ya, bazen yıllardır bu işin içinde olan bizlere böyle yanılgıya düşüyoruz ama bu kurumsal ifadesi artık beni rahatsız ediyor.
Yani, ekmek parasını kazanmaya çalışan berber böyle bir işyerini tutamaz mı? Bal gibi de tutar, tutuda çatır çatırda çalışıyor. Birileri bu “Sahibinden Kurumsal Firmalara Kiralık” afiş asan vatandaşa iyicene anlatmalı, kurumsal firmanın ne olduğunu, hatta bana ve meslektaşlarıma da anlatmalı bu kurumsalları.
Emlakçıların içinde de bu var; “ben kurumsal emlakçıyım” Peki ben ve benim gibiler ne? Hadi sen kurumsal emlakçısın veya “BROKER” “OWNER” “MANAGER” “DANIŞMAN” bu isimler her geçen gün artıyor da neyse bana dışarıdan ne diyorlar?
Kocaeli Emlak Murat Hamzaoğlu kurumsal mı?
Kendini kurumsal diye adlandıran ve firmasının veya kendi adının önüne birçok farklı isim koyarak kendini kurumsal zanneden birçok emlak firması yok mu?
İşini doğru dürüst yapan bana göre herkes kurumsal var mı daha ötesi?
Murat Hamzaoğlu Kocaeli Emlak Ticari Gayrimenkul Portföy Uzmanı
ALPAY HACIOĞLU SÖZÜNDE DURMALISIN…Köşe Yazısı

ALPAY HACIOĞLU SÖZÜNDE DURMALISIN…Köşe Yazısı


Murat Hamzaoğlu Bizim Kocaeli Gazetesi Köşe Yazısı


Kocaeli Emlakçılar Derneği (KEMDER) belki de son günlerini yaşıyor.
KEMDER Olağan Genel Kurulu’nu 26 Aralık’ta yapıyor.
Bir dönem KEMDER’de yöneticilikte yaptım.
Çok zor iştir bilirim, hele hele dernek çatısı altında çok daha zordur.
Mevcut başkan ve yönetim kurulunu çok yakinen tanırım. Başta Alpay Hacıoğlu çok sevdiğim ve değer verdiğim biridir. Ayrıca meslek örgütümün başı olduğu içinde bir kat daha saygı ve sevgi duyuyorum.
Gelelim konumuza;
Kocaeli Emlakçılar Derneği yerine artık Kocaeli Emlakçılar Odası olmalıyız, hatta olmalıydık. Bunun birçok sebebi var ama geldiğimiz nokta çok daha farklı oldu.
Geçtiğimiz kongrede Başkan Alpay Hacıoğlu meslektaşlarıma bir söz verdi. Bir daha karşınıza oda olarak çıkacağız diye. Karşımıza oda olarak çıkamıyorlar ama oda olma yolunda beş yüz üyeye ulaştığımız bilgisi bana geldi. Şimdi diyeceksiniz;
“Bu kadar çok emlakçı varken beş yüz sayısına neden ulaşamadınız?” Belki sayımız binin üzerinde ama Esnaf Odasına kayıtlı sayı olması gerekiyor.
Bu konuda Alpay Hacıoğlu ve yönetimin büyük özveriyle çalıştığını biliyorum ve bu sayıya ulaştı ama kısa bir gecikme olarak değerlendiriyorum…!
Ben ve benim gibi düşünen birçok kişi oda olmayı beklerken şimdi ne süresi denecek? Maç bitti uzatmalar diyelim.
Başkan diyor ki; “Seçimi yapar iki ay sonra oda oluruz” Hadi başkan benden sana da bir ay daha 31 Mart 2016 diyorum. Oda olduk olduk. Olamadık, derneğin anahtarını bu işi yapmak isteyen gençlere emanet edersin…!
Normal şartlarda oda olsak da, oda olduktan üç ay sonra seçim olacak. Oda başkanlığı da bu uğraşı veren Alpay Hacıoğlu ve yönetimine yakışır. Bu ara da farklı duyumlarda alıyorum. Şimdiden arkadan arkadan Alpay Hacıoğlu ve yönetimin kuyusunu kazıyorlarmış.
Bu kuyu kazmayı bırakın, sen oda olmak istiyorsun ama esnaf odasında sicil kaydın bile yok. Ben bunları çok iyi biliyorum ama 31 Mart’a kadar sadece tam destek vermeliyiz. Ondan sonra bakarız…!
Bıraksınlar da adam rahat çalışsın. Bu oda olma mevzusu çıkar çatışması olmamalı ve aklıselim meslektaşlarımda buna izin vermemeli.
Gelin el birliğiyle 31 Mart’a kadar Alpay Hacıoğlu’na destek verelim ve oda olalım. Olursak zaten sorun yok, Alpay’ın peşinden devam ederiz ve ona yakışır ama yok, 31 Mart’ta hala bir numara yoksa da benim bildiğim Alpay Hacıoğlu gereğini yapar…
KOMİSYONSUZ, EMLAK CANAVARI (Köşe Yazısı)

KOMİSYONSUZ, EMLAK CANAVARI (Köşe Yazısı)

Son günlerde bu kelimeyi oldukça sık duymaya başladım. Sadece kendini emlak bilgi bankası sanan “sahibinden”satarak bu kelimeyi kullananları anlıyorum.

Onlar bu işin profesörleri!
Benim anlayamadığım, kendi meslektaşlarım. “Komisyonsuz” kullanmaya başladılar.
Bir meslektaşım satılık ilanına “komisyonsuz” kelimesi kullanmış. Ne demek komisyonsuz?
Tabi ki, insanlar emlak komisyon ücreti ödemek istemez. Kim havadan para ödemek ister ki? Ama şunu da unutmayın ki, sırf komisyonu var diye de mülk satın almamazlık da yapılmıyor. Burada sorun mülkün en doğru fiyata alınması veya satılması.
Alın size bir örnek;
Yahya Kaptan’da satış yapmaya çalışan iki aynı daire ilanını ele alalım.
“Yahya Kaptan’da 3+1 ara kat satılık komisyonsuz daire”
“Yahya Kaptan’da satılık 3+1 ara kat daire Kocaeli Emlak’tan”
Komisyonsuz satan daire 230.000 TL ama
Kocaeli Emlak’ta aynı daire 200.000TL sırf komisyon ödememek için 30.000 TL fazla para mı vereceksiniz?
Tam tersini, gayrimenkulünüzün satılık fiyatını doğru belirleyemediğiniz için, çok daha ucuza veya çok daha vakit kaybı yaşadığınızdan dolayı zararınızı bir de düşünün.
Evet, bizler sizlere göre belki havadan para kazanıyoruz ama zaten biz de böyle düşünenlerle çalışmıyoruz ki!
Bizlerden profesyonel destek isteyen gerek gayrimenkul alıcısı, gerekse satıcısına hizmet sunuyoruz.
Benim derdim; Bir tane satılık yıkık dökük evi var. Satmaya çalışırken kendini bir anda dünyanın en büyük emlakçısı olduğu sanan kişiler. “Trafik Canavarı” gibi ortaya “Emlak Canavarı” olanlar.
Böyle bir ortamda da, benim meslektaşlarım “Komisyonsuz” diye başlayan ilanları hiç de tasvip etmiyorum. Neden?Komisyon almaktan utanıyorlar mı?
Yıllardır bu işi yapıyorum, ben hizmet veriyorum ve karşılığını alıyorum. Benim ofisime gelen emlak alıcısı veya satıcısı“Çay Ocağına” mı geldiğini sanıyorlar?
Benim verdiğim hizmetin karşılığını kimseye anlatmak zorunda değilim. Ben bilgilerimi satıyorum. Bir fırından ekmek alırken, nasıl verilen hizmeti ve maliyeti sorgulamıyorsam, beni de kimse sorgulayamaz.
Ya ben kendi evimde ekmek yapacağım ya da emlak alıcısı veya satıcısı benden bu hizmeti almayacak…!
Ben ve benim gibiler bu işi para kazancı için yapıyoruz. O komisyonsuz yazanların da babasının hatırına yapmadıklarını da bilmenizi istiyorum.
Herkes “Komisyonsuz” yazabilir ama hiç olmazsa meslektaşım yazmamalı.
‘SOSYAL KONAKLARI’ AMAN, SAKIN KAÇIRMAYIN..!

‘SOSYAL KONAKLARI’ AMAN, SAKIN KAÇIRMAYIN..!

‘SOSYAL KONAKLARI’ AMAN, SAKIN KAÇIRMAYIN..!

22 Kasım 2015 Pazar 00:00

Elimizi sallasak “Konaklara” çarpıyor.
Çevremizde bir çok sonu “Konakları”yla biten siteler mevcut. Duyduğumuzda da konaklar dendiğinde şaşalı bir site gelir aklınıza ama yok ya aslında sosyal konut, “Sosyal Konakları” demek mümkün.
“Konak” kelimesinin anlamı da büyük ihtişamlı ev ama bizdeyse dediğim gibi “Sosyal Konaklar.”
Önemli olan bu tür sitelerin ne durumda olduğudur.
Bu tür sitelerin en büyük sorunu, yaşam başladığında idare edilmesi ve yönetilmesi.
Üç beş emekli olan insanların koskoca sitenin yönetiminin teslim edilmesi neticesinde çıkan kaosları hepimiz duymuşuzdur, hatta kendi sitemizde de yaşamışızdır.
Ben de bunlardan birini gündeme getirip, biraz alaycı, biraz komik ifade etmeye çalışıyorum.
Neden komik, biliyor musunuz?
Bir doktor, bir avukat düşünün büyük bir sitenin, konakların başkanı ve siteyi yönetmeye çalışıyor.
Hep bu konuya karşı çıkmışımdır.
Bu tür sitelerde yöneticiler profesyonel olmalı.
Yönetici dediğin, bu sorunları çözen biridir.
Eğer sen doktorsan doktorluğunu yapacaksın, koskoca siteyi yönetmeye kalkmayacaksın.
Eğer yönetmeye kalkarsan, al sana “Sosyal Konakları”.
Bu tür bir çok site var. Herkes de yönetim problemimden şikayetçi ve bu konuda hiçbir şey yapamıyorsun.
Kendi çıkarları için üç beş kişi karar veriyor ve diğerlerine uygulatıyor.
Belki adamın yaptığı site “Konakları” uzantılı değil ama öyle bir yönetim oluşturmuş ki, ağzınız açık kalır.
Bakın, arkasında profesyonel yönetim var.
Farkındaysanız asla site ismi ve yönetici ismi vermiyorum. Onlar sitelerini ve isimlerini çok iyi biliyorlar ama çevrelerine bir baksınlar.
Birileri rahat etsin diye oturduğun yerden karar alamazsın.
Yok, hala biz konaklarda oturuyoruz ve istediğimi yaparım diyorsan biraz kendine çeki düzen vermen gerekiyor.
Kimse aptal da değil…
Ben sadece isimden yola çıkmıyorum ama isimlerinde isim, marka olması orada oturan insanlar ve ailelerden oluşur.
Bir çok konut sahipleri kendini yönetenlerden şikayetçidir. Haklı sebepleri de vardır ama haksız oldukları durumlarda vardır.
Sitenin girişine “Konakları” yazıp, sosyal konut bile olmayan konutlarda yaşadığınız veya oraya doğru sürüklendiğiniz unutmayın.
Lütfen, artık sonu konaklarıyla biten site ismi koymayın.
Hele hele “Doğan görünümlü Şahin” deyimi gibi kendini bir şey zanneden sitelerden biri olmayın.
“Sosyal Konaklar” da mı oturmak istiyorsun, çevrene bak bir çoğunu görürsün…!
Yoksa, o site girişlerinize “Sosyal Konakları” yazısını asmanız an meselesi olacaktır. Aman dikkat!
‘KÖPEKLER’ FİYATLARI DÜŞÜRÜYOR MU?

‘KÖPEKLER’ FİYATLARI DÜŞÜRÜYOR MU?

‘KÖPEKLER’ FİYATLARI DÜŞÜRÜYOR MU?


Yahya Kaptan, İzmit’in son yıllarda en popüler mahallesi…Olduğu söyleniyor! Bana göre de öyle ama bir farkla! Evlerin bu kadar pahalı olması.
Yahya Kaptan’da gözlerime inanamadım 300.000 TL’ye satılık daire var.
Aynı yerde, aynı metrekare özelliklerde de 200.000 TL’ye de daire var. Çık işin içinden.
Ben bu dairelere 200 bin TL’de vermem de neyse…!
Her hafta Yahya Kaptan’da köpek sorunlarıyla haberlerle karşılaşıyoruz.
Yok, köpekler “çete” halinde dolaşıp saldırıyorlarmış, yok insanlar rahat rahat Yahya Kaptan’da dolaşamıyorlarmış, falan filan…
Yüksek sesle düşünelim;
Ben 300.000 TL’ye Yahya Kaptan’dan daire alacağım ve…
Ama binaların güvenliği olmayacak, bir sürü hırsızlık olacak.
Sokağa köpek saldırılarından korkarak çıkacağım.
Köpek savar aletlerle dışarı çıkacağım.
Çoluk çocuğumu tek başına güvenlik gerekçesiyle dışarıya gönderemeyeceğim.
Nerdeyse yılardır çevresindeki fabrikaların pis havasını solumak zorunda kalacağım.
Ama olsun…
Pazara yakın, sağlık ocağına yakın, çarşıya yakın…!
Ben Yahya Kaptan’ı asla kötülemiyorum ama bu fiyatların balon olduğunu, böyle 250-300 bin TL fiyatların çok yüksek olduğunu söylüyorum. Zaten bakın hiçbir dönem Yahya Kaptan’da bu kadar satılık daire olmamıştır.
Yahya Kaptan’ın bir ederi var, bir alıcı kitlesi var.
Emekli mahallesi diyorum bana kızıyorlar.
Ben bile emekli olacağım bir yıla kadar, acaba diyorum Yahya Kaptan’a mı yerleşsem.
Oturduğum sitede 24 saat güvenlik, sosyal tesis, fitness salonu, açık kapalı yüzme havuzu, yürüyüş ve spor yapabileceğim alanları bırakıp gitmeyi düşünüyorum.
Çarşı pazara yakın ya…!
Yahya Kaptan çok güzel bir yer ama değeri bu kadar.
Bakar mısınız?
Yıllardır saldırgan köpek sorunu var ama bir türlü halledilmiyor. Nasıl bir yaşam alanıdır ki, bu kadar basit bir sorun yıllardır var.
Neredeyse, sırf bu yüzde evlerini satanları biliyorum.
Bu da demek oluyor ki, bu sorun Yahya Kaptan konut fiyatlarını etkiliyor.
Bir mahalle düşünün, köpek saldırıları yüzünden konut fiyatları etkileniyor. Başka bir yerde duysak gülerdik değil mi? Ama biz İzmit’in en popüler yerinden bahsediyoruz!
Yahya Kaptan’da yaşayanlar neredeyse saldırgan köpek sorunuyla yaşamaya alışmışlar.
Bu sorunu kim çözer bilemem ama köpek sorunu nedeniyle konut fiyatları etkilenmesine izin verilmemesi gerekiyor.